Google

  
  www Ergenekon Bağları

HAKKIMIZDA ASMA FİDANLARI ÜZÜMLER BAĞ ÜRÜNLERİ DANIŞMANLIK ŞARAP KİTAPLARI

 

26 dönüm Cabernet Sauvignon bağımızı satıyoruz. Fidan üretiminden kaynaklanan operasyonel nedenlerle aldığımız bu karardan dolayı aslında biraz içimiz buruk ama çok alınteri döktüğümüz bu parselimizin kendi şarabını yapan bir şarapseveri hayallerine kavuşturacağını düşünerek avunuyoruz.

Ürün verme aşamasına gelmiş yüksek vasıflı bir bağın satılması pek rastlanan bir durum olmadığı için, bu vesileyle Ekim 2006'da Forbes'a haber olduk. Bu aşamada sözü Forbes Editörü Handan Bayındır'a bırakalım:

EKONOMİ VE ŞARAP UZMANINDAN SATILIK BAĞ
"Emekliliğin Finansmanı kitabını yazan Dr. Çağatay Ergenekon şarap uzmanı eşi Şeyla Ergenekon ile birlikte Gelibolu Yarımadası’nda 120 dönüm bağ oluşturmuş. Bu süreçte bağcılık üzerine yoğun araştırma ve çalışma yapan Ergenekon, Türkiye’de geçmişten beri kullanılan “goble” sisteminin şaraplık üzüm bağı için uygun olmadığını belirtiyor. Bağda traktörle çalışabilmek ve üzümün daha sağlıklı yetişmesi için son 10 yıldır telli sisteme geçildiğini belirten Ergenekon, bu durumda da tellerin iyi galvenizlenmediği için çabuk paslandığına dikkati çekiyor. Kendi bağlarında bu nedenle Lüksemburg’dan ithal teller kullanmış. Bu teller 30-40 yıla varan dayanıklılığa sahip. Sulama sisteminde İsrail teknolojisi seçilmiş. Zira bu teknolojiyle donatılmış bağda birinci metre ile mesela 350. metre arasında eşit sulama yapılıyor. Bu da ürünün toplam kalitesi için çok önemli bir detay. Ergenekonlar’ın sattığı 26 dönümlük bağda kullanılan asmalar da Fransa’dan getirtilmiş. Üç yaşındaki bağda Cabernet Sauvignon’un az verim veren ama üzümün karakteristik özelliklerini en iyi şekilde taşıyan klonları seçilmiş. Zira Çağatay Ergenekon, “Şarap uzmanı Şeyla Ergenekon’un Cabernet’si bu muymuş! gibi bir sitayişle karşılaşmamak adına üzerimde ciddi psikolojik baskı vardı bağları dikerken” diyor.

Ergenekonlar dönüm başına 3.500 dolar yatırım yapmışlar. Bunun %40’ını arazi maliyeti oluşturuyor. Bir bağdan tam mahsul alınıncaya kadar toplam masraf ise yine dönüm başına 5.000 doları buluyor. Çağatay Ergenekon bu maliyetlerin ilk yıllara mahsus olduğunu, ilerleyen yıllarda rahat edildiğini de ekliyor.

Bağcılığın kısa dönem için anlamlı yatırım olmadığını belirten Ergenekon, “Üzüm olarak satılıyorsa, bir bağ kendisini 10 yılda amorti eder. Sofra şarabı yapılıyorsa üzüm parasının iki katına, kalite şarap yapılıyorsa üzümden kazandığının beş ila sekiz katına kadar kâr elde edilebilir” diyor. Dr. Çağatay Ergenekon, “Cinse göre değişmekle birlikte” diyor, “bir asma 12. yılından itibaren pik dönemine başlıyor ve bu, asmaya uyguladığınız bakıma bağlı olarak yaklaşık 25 yıl devam ediyor. Mahsul azalmakla birlikte 60-80 yaşında asmaların üzümünden yapılan şarap altın değerinde olabiliyor. Malesef, Türkiye’de o yaşlarda kaliteli bağ yok.”

Ergenekonların kendilerinin olmasa bile torunlarının yaşlı ve bakımlı bağları olması kuvvetle muhtemel. Çağatay Ergenekon, “Bu bağları çok uzun yıllar kaliteli üzüm verecek şekilde kurduk” diyor ve ekliyor: “Şimdilik şarap üretmeye niyetimiz yok ama oğlum üniversiteyi bitirdiğinde kaliteli üzüm veren bağları olacak. Belki o şarap yapar…”
 

Her fidanını, direğini, gülünü kendi ellerimizle diktiğimiz, yüze yakın gemlik zeytini, akça armut, eşme ayvası ve kuşburnu ile çevrelediğimiz bu bağı satmaktan her an vazgeçebileceğimizi sezdiğimizden, satış işlemleri için Remax'tan Yasemin Chiceportiche Hanım'ı yetkilendirdik. İlgilenenler 533 346 92 10 numaralı telefonundan Yasemin Hanım'a ulaşabilirler.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ergenekon Bağları Çağatay, Şeyla, Emir Ergenekon

ortak girişimidir.

 

                       

Copyright ©2007 ergenekonbaglari.com